18/12/2008 · Kategori: BIYOLOJI DERSI

İNSANLARDA SİNİR SİSTEMİ

Merkezi sinir sistemi :

Merkezi ve çevresel sinir sisteminden oluşur.

Merkezi sinir sistemi;

  • Beyin ve omurilikten oluşur.
  1.  
    1. Beyin – kafatası içindedir.

-         Dışta boz (dentrit) içte al (aksan) beyazı bulunur.

-         Üç zarla çevrilidir. 1. Sert zar (kafa tasına yapışık)

2.Beyne yapışık ve kan damarları vardır.

  1. Örümceksi zar iki zar arasındadır.İçi sıvı doludur.
  • Beyin üç parçadan oluşur.
  1.  
    1. Ön beyin : uç ve ara beyinden oluşur.
  1. Uç beyin : - İstemli hareket yaptırır.

-         zeka ve hafıza ve düşünme merkezidir.

-         Beş duyu merkezi vardır.

-         Bütün uyarılar en son uç beyine gelir.(Beyin kabuğu)

  1. Ara beyin : - Talamus ve Hipotalamustan oluşur.

2a. Talamus- kavşaktır, bütün uyarılar buraya gelir.

-         Uç beyindeki merkezlere dağıtır.

-         Sinirlerin snapsları bulunur.(Koku hariç)

2b.  Hipotalamus : Bezleri uyararak kan basıncı, ısı dengesi, su dengesi vs. sağlar.

  1.  
    1. I-Orta beyin : İşitme ve görme reflekslerini yaptırır.

-         Kas tonusunu ayarlar.(Dinlenirken bile kasların kasılması)

  1.  
    1. Arka beyin : Beyincik ve omurilik soğanından oluşur.
  1.  
    1. Beyincik : Denge kontrol merkezidir ve kasların düzenli çalışmasını sağlar.
    2. Omurilik soğanı : Ak madde dışta baz maddeler içtedir.

-         Dolaşım solunum, boşaltım, sindirim gibi isteğimiz dışındaki olayları kontrol eder.

  1.  
    1. Omurilik : Bel kemiği içerisindedir.

-         Ak madde dışta baz madde içtedir.

-         Beyine giden ve gelen uyarıları taşır.

-         Refleks kontrol merkezidir.

-         Uyarılar arka(Dorsal) köke getirilir.

-         Oluşturulan cevap on (Vetral) kökten çıkar.

 

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ

  • Duyu motor sinirler ve sinir düğümlerinden oluşur.
  • İki çeşittir.
  1. Somatik sinir sistemi :
  • Duyu ve motor nöronlarından oluşur.
  • İstemli hareketleri yapar.
  1. Otonom sinir sistemi :
  • Sadece motor nöronlarından oluşur.
  • İstemsiz hareketleri yapar.
  • İki çeşittir.
  • Bunlardan birincisi sempatik sinirler olup hızlandırıcıdır.Sindirimi yavaşlatır.Diğeri parasempatik sinirler olup yavaşlatıcıdır, sindirimi hızlandırır.

 

DUYU ORGANLARI

  • Dışarıdan gelen uyarıları alır.
  • Bol receptör vardır.
  • 5 tane duyu organı vardır.

OGRİ :

  • Dokunma, açı , ısı ve basınç alır.
  • Receptörler mekanik olarak uyarılır.

DİL :

  • Tat uyarılarını alır.
  • Receptörler kimyasal olarak uyarılır.
  • Dilin önü acıyı tatlıyı,
  • Arkası acıyı yanları ekşi ve tuzluyu alır.Fakat her yerden her tat alınır.

BURUN :

  • Koku uyarılarını alır.
  • Receptörler kimyasal olarak uyarılır.

-         Uzun süre aynı koku alınamaz.

-         Koku uyarıları talamustan geçmez.

-         Ayrıca burun solunum havasını temizler, ısıtır, nemlendirir.

GÖZ :

  • Işık uyarılarını alır.
  • Receptörler fiziksel olarak uyarılır.
  • Gözü koruyan yapılar vardır, kaş,kirpik, göz kapağı,göz yaşı gözü korur.
  • Göz üç tabakadan oluşur.
  1.  
    1. Sert tabaka –

-    Göz akıcıdır.

-         Bağ dokusudur ve gözü korur.

-         Ön kısmı saydamlaşarak korneayı oluşturur.

  1.  
    1. Damar tabakası :
  • Kan damarları bulunur ve gözü besler.
  • Önde gözün renkli kısmı olan irisi oluşturur, iris kasılıp gevşeyerek göze giren ışığı kontrol eder.
  • Önde göz merceği bulunur ve buda görüntüyü retinaya odaklar.
  1. Ağ tabakası :
  • Retina denen bu kısımda görme reseptörleri bulunur.
  • Retinanın her yerinde cisimlerin şeklini algılayan çomak reseptörler bulunur.
  • Fakat cisimlerin rengini algılayan koni reseptörleri sadece sarı lekede bulunur.
  • Göz sinirlerinin gözden çıktığı kör noktada reseptör yoktur.
  • Görme : - Işınlar korneadan göze girer.

-         İrisin ışık ayarını yapması

-         Göz merceği ışığı sarı lekeye odaklar

-         Retinada ters görüntü uyarılır ve implus oluşur.

-         İmpulslar görme merkezine taşınır.

-         Net düz ve renkli görülür.

 

GÖZ HASTALIKLARI

Miyop : göz eksen uzamış,

-         Görüntü sarı lekenin önünde oluşur.(Uzağı göremez.)

-         Kalın kenarlı mercekle düzeltilir.

Hipermetrop :

-         Göz ekseni daralmış, yada merceğin kırmazı az.

-         Görüntü sarı lekenin arkasına düşer, yakını göremez.

-         İnce kenarlı mercekle düzeltir.

Astikmat :

-         Mercek pürüzlüdür.

-         Karışık mercekle düzeltilir.Silindirik merceklerle düzeltilir.

Renk körlüğü :

-         Kırmızı ve yeşil tonlarını karıştırır.

-         Kalıtsaldır düzeltilemez.

 

 

KULAK :

  • Ses uyarılarını alır.
  • Reseptörler fiziksel olarak uyarılır.
  • Kulak üç parçadan oluşur.

Dış kulak :

  • Kulak kepçesi, dış kulak yoku ve kulak zarından oluşur.
  • Sesi alarak orta kulağa iletir.

Orta kulak :

  • Çekiç,örs,özengi kemiklerinden oluşur.
  • Sesi kulak zarından alarak kemik yolu ile iç kulaktaki oval pencereden dağıza verir.(Ses titreşimlerini artırır.)
  • Orta kulak basınç ayarlaması yapan östaki borusu ile yutağa bağlıdır.

İç kulak :

  • Ses oval pencereden salyangoza gelir.
  • Salyangoz içi sıvı dolu uç kanaldan oluşur.
  • Önce vestibulor kanaldaki sonra timpanik kanaldaki sıvılar dalgalanır, bu dalgalanma kohleal kanaldaki (Korti) organı titrek tüylerin reseptörlere temas etmesini sağlar ve impuls oluşur.İmpulslar işitme merkezine taşınarak duyma sağlanır.
  • Ayrıca iç kulakta denge organı olan yarım daire kanalları bulunur.Yarım daire kanalları üç tane kanaldır.İçi bol reseptörlü ve sıvı doludur.Yarım daire kanallarındaki otolik (denge taşı) reseptörler üzerinde yer değiştirdikçe oluşan impulslar beyinciğe taşınarak denge sağlanır.

 

ENDOKRİN SİSTEM :

  • Organların ve sistemlerin düzenli çalışmasını sağlayan moleküllere hormon denir.
  • Hormonlar – protein ve yağ türevidir.

-         Belli bir bezden sağlanır.

  • Kan ile taşınır.
  • Hedef dokuda hedef iş yapar.
  • Az miktarda etkilidir.
  • Etkisi yavaştır fakat uzun sürelidir.
  • Fazlası kendi yapımını durdurur.
  • Homeostazide etkilidir.Az yada çok salgılanmasında hastalıklar oluşur.

İnsanlarda salgı yapan üç bez vardır.

  1.  
    1. Kapalı, İç (Endrokin) Bez :
  • Hormon yapar.
  • Kana verir.
  • Hipofiz,troid vb.
  1.  
    1. Açık (Gkzokrin) Bez :
  • Enzim yapar.
  • Kanala verilir.
  • Tükrük bezi
  1. Karma Bez :
  • Hem hormon hem enzim yapar.Pankreas,mide

SİNDİRİM HORMONLARI

Sindirim olaylarını düzenler.

  1.  
    1. Gaskrin :
  • Mide yapar kana verir.
  • Mide hücrelerine HCI ve pepsinojen yaptırır.
  1.  
    1. Sekretin :
  • İnce bağırsak hücreleri yapar kana verir.
  • Pankreas uyarı ve pankreas özü salgılatır.
  1.  
    1. Kolesistokinin :
  • İnce bağırsak yapar kana verir.
  • Safra kesesini uyarıyor ve safra tuzlarını salgılatır.

HİPOFİZ BEZİ

  • Kafatası içindedir.
  • Hipotalamusun uyarmasıyla çalışır.(RF)
  • Nohut büyüklüğnde ve iki parçadır.

Arka log :

  • Hipotalamusta yapılıp depolanan hormonu salgılar.
  • Sinir dokusudur.
  1. ADH (Antiduserlik hormon=Vazopresin):
  • Böbreklerden suyun geri alınmasını sağlar.
  • Atar damarları kastırarak kan basıncını arttırır.
  1. Oksitosin (DOĞUM) :
  • Hamileliğin son günlerinde salgılanır.
  • Rahim kaslarını kastırarak doğum yaptırır.
  • Sütün süt kanallarına geçmesini sağlar.

Ön lop :

  • Epitel dokudur.
  • Diğer bezleri uyaran hormonlar yapılır.
  1. STH (Somola tropiz hormonu) :
  • Büyüme hormonudur.
  • Kas ve ekmik büyümesini sağlar.
  • Az salgılanırsa cücelik(nunezm), çok salgılanırsa (gigant) devlik, erginlerde salgılanırsa el ayak büyür(Akromogalin)
  1. MUH (Melanosit uy. Hor.)MSH:
  • Derideki melanosit hücrelerini uyararak deri rengini oluşturur.
  1. TUH (Tiroid uy.Hormon) (TSH):
  • Troid bezini uyarır.
  1. ACTH (Adrena cortica tropik hormon) :
  • Böbrek üstü bezini uyarır.
  1. GTH (Gonado tropik hormon)
  • Üreme bezlerini uyarır üç çeşittir.

6 FUH:Erk:

  • Erkeklerde sperm oluşturur.
  • Dişilerde yumurta hücresi ve ostrojen yaptırır.

LH:

  • Erkeklerde sperm olgunlaştırılması testesteron yapılması
  • Dişilerde ovulasyon, korpusluteum progesteron yaptırır.

LTH :

  • Progesteron yapımı, süt ve annelik duygusu

TRİOT BEZİ

  • Boğazda bulunur.
  • İyot eksikliğinde guatr hastalığı olur.
  • Hipofizin TUH kontrolünde çalışır.
  • İki çeşit hormon yapar.

Tiroksin :

  • Metabolizma hızını ayarlar.
  • Çok salgılanırsa metabolizma hızlanır.Vücut ısısı artar, O2 kullanımı artar.
  • Az salgılanırsa metabolizma yavaşlar.Kanda kolestrol artar, doku sıvısında su ve Na birikir.
  • Çocuklarda az salgılanırsa geri zekalılık olur.

Kalsi tonin :

  • Kandaki kalsiyumu kemiklerde depolatır.(D vitamini ile çalışır.)

PARA TİROİD BEZ :

  • Troid bezi üstündedir, mercimek büyüklüğünde dört tanedir.Bir çeşit hormon yapar.(Parad hormon)
  • Kandaki kalsiyumu artırır.
  • Kemikten,böbrekten,bağırsaktan alır.
  • Fosfatı dışarı atar.
  • Az salgılanırsa kanda kalsiyum azalır.Kaslara geçen kalsiyum azalır.

BÖBREK ÜSTÜ BEZİ :

  • Hipofizin ACTH kontrolünde çalışır.
  • Kabuk ve öz bölgesinden ayrı ayrı hormonlar salgılanır.

KABUK :Aldesteron (Minerolo kostikoid):

  • NACI nın böbreklerden çekilmesi

    Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

    18/12/2008 · Kategori: BIYOLOJI DERSI

    EPİDERMİS :

    • Kutikulayı yapar.
    • Kök,gövde ve yapraklarda vardır.
    • Emici tüy diken ve salgı yapımını yapar.

    PARANKİMA :

    • Bitkilerin bütün boşlukları doldurur.
    • Otsu gövde ve yapraktakiler fotosentez yapar.

    STOMA :

    • Yaprağın altında, üstünde veya her ikisinde olabilir.
    • Epidermis ile aynı hizada içeri doğru girmiş (KURAK), dışarı doğru çıkmış olabilir.(SULAK)
    • Otsu gövde ve yapraklarda vardır kökte yok.
    • Su bitkilerinde yoktur.
    • Fotosentez yapabilen iki bekçi hücreden oluşur.
    • Açılıp kapanabilir.
    • Açılma : Yoğunluk arttırılır.(içeri su girer)(Turgor olur ve açılır.)
    • Kapama: Yoğunluk azalacak.(O2li solunum)(Nişasta sentezi)(Su dışarı çıkar)(Turgor azalır ve kapanır.)

     

    BİTKİLERİN SİSTEMLERİ

    Solunum sistemleri :

    • Bitkiler gündüz O2 yi gece O2 yi dışardan alırlar.
    • Gaz alışverişi stomalardan difizyonla sağlanır.
    • Kışın yaprağını döken ağaçlar gaz alışverişini lentisellerden yapar.

    Lentiseller – Ölü mantar hücrelerden oluşur.

    -         Dal ve gövdelerde bulunur.

    -         Fotosentez yapmaz.

    -         Açılıp kapanmaz.

    -         Üzerinde kutikula yoktur.

    -         Gaz alışverişi ve terlemeyi sağlar.

    Bitkilerde sindirim sistemi :

    • Bitkilerde sindirim sistemi yoktur.
    • Fakat böcekçil bitkiler azot ihtiyacını karşılamak için hücre dışı sindirim yaparlar.

    Hayvanlar :

    • Güzel ve yapışkan yakalama organları vardır.
    • Lasti hareketiyle böcek yakalanır.
    • Hücre dışına enzim boşaltılır.
    • Hücre dışı sindirim olur.
    • Yapı taşları difizyon ve aktif taşımayla hücreye alınır.
    • Kendisi için gerekli molekülleri yapar.
    • Dionga, nephentes vb.

    BİTKİLERDE TAŞIMA SİSTEMİ YOKTUR.

    • İki adet taşıma sistemi bulunur.
    1. SU VE MİNERALLERİN TAŞINMASI :
    • Köklerdeki emici tüylerle alır.
    • Odun (ksilem) boruları ile taşınır.
    • Odun boru hücreleri – ölüdür.

    -         incedir

    -         Tek yönlüdür.Aşağıdan yukarıya doğru

    -         Hızlıdır.

    -         Su,tuz,mineral vb. taşır.

    • Uç kuvvetle taşınır.

    F1 : Kök basıncı: (Suyun alınması ve biraz iktirilmesiyle ilgilidir.)

    %30 yoğunluk farkından dolayı suyun kök hücrelerine alınmasıdır.

    • Kök daima daha yoğundur.

    F2 : Kılcallık : (Suyun gövdede ilerlemesiyle ilgilidir.)

    %10 su moleküllerinin odun boru çeperlerince çekilmesidir.

    F3 : Terleme (Hohezyon):

    %60 Suyun yapraklarla emilmesiyle ilgilidir.

    • Su köklerden yapraklara kadar su sütunu oluşturur.
    • Terlemeyle su uzaklaştığında yoğunluk artar ve bir alt bölgeden su çekilir.
    1. ORGANİK MADDELERİN TAŞINMASI :
    • Kendisi yapar.
    • Soymuk (Floem) borularla taşınır.
    • Soymuk boru hücreleri

    -         Canlıdır.

    -         Maddeler stoplazmadan geçer.

    -         Çift yönlüdür.

    -         Yavaştır.

    -         Glikoz, aminoasit,vitamin, yağ asidi vb.

    • Organik maddelerin taşınması sıvı basınçlarının farklı olması ve aktif taşımayla yapılır.

    BİTKİLERDE BOŞALTIM :

    • Çeşitli artıklar değişik yollardan dışarı atılır.

    OKSİJEN – gündüz fotosentezle oluşur.

    -         stomalardan difizyonla atılır.

    KARBONDİOKSİT – Gece solunumla oluşur.

    -         stomalardan difizyonla atılır.

    SU – stomalardan terlemeyle atılır.

    Nemli bölgelerde özel kanallardan (Hidadot), damlama (Gutasyon) ile atılır.

     

    BAZI İNORGANİK VE ORGANİK MOLEKÜLLER

    • Topraktan alınır veya üretilir.
    • Yaprak ve meyvede depolanır ve döküm ile atılır.
    • Bazıları kökten toprağa verilir.(Bitki dağılımı etkiler.)

    BİTKİSEL DOKULAR

    • İki çeşittir.
    1. Surgen doku (Melistem doku)
    • Sürekli bölünebilen genç hücrelerden oluşur.
    1.  
      1. Uç(apikal,primer) meristem
    • Kök, gövde ve dal ucunda bulunur ve boysa büyümeyi sağlar.
    1.  
      1. Gövde (Kambiyum,sekonder) meristem
    • Çok yıllık bitkilerin gövdelerinde bulunur, enine büyümeyi sağlar.
    1. Sabit doku
    • Surgen dokuların farklılaşmasıyla oluşan yaşlı ve bölünemeyen hücrelerden oluşur.

    İletim dokusu – madde taşır

    Destek doku – desteklik sağlar

    Salgı doku – çeşitli bitkisel salgıları yapar

    Mantar doku – ölü hücrelerdir, bitkiyi korur.

     

    BİTKİSEL HORMONLAR

    • Düzenleyici moleküllerdir.

    OKSİN – Uç noktalarda bulunan büyüme hormonudur.(Boyca uzama)

    -         Çiçek,yaprak ve meyve oluşumunu sağlar.

    -         Işıkta etkisizdir.(Yönelim)

    GİBERELLİ : Büyüme hormonudur.

    -  Gövde ve meyve büyümesini sağlar.

    SİTOKİN : Tomurcuk gelişim ve çimlenmeyi sağlar.

    ABSİSİK : Tomurcuk gelişiminini durdurur.

    ETİLEN : Meyva olgunlaşması ve yaprak dökümünü sağlar.

     

    BİTKİSEL HAREKETLER

    TROPİZM : Yönelim :

    -         Uyarının yönü önemlidir.(+)(-)

    -         Kök+Jeotropizm

    -         Gövde-Jeotropizm

    TAKSİ : Yer değiştirme.

    -         Bir yere bağlı olmayan bitkiler

    -         Uyarının yönü öenmlidir.

    -         + fototaksi, - kemotaksi

    NASTİ : Açılıp kapanma hareketleri

    -         uyarının yönü önemli değildir.

    • Termanasti, vb. hidronastı

     

    SİSTEMLER

    Dolaşım sistemi :

    • Yararlı ve zararlı maddelerin ilgili yerlere taşınmasına dolaşım denir.
    • Tek hücrelilerde stoplazmil hareketler ve endoplazmik retikulum la sağlanır.
    • Çok hücrelilerde ise az yada çok gelişmiş ve DDK oluşan bir dolaşım sistemi bulunur.
    • Canlılarda DKK dan oluşan iki dolaşım sistemi bulunur.
    1. Açık dolaşım :

    -         Kan kalpten sonra vücud boşluklarında dolaşır.

    -         Kılcal damar yok.

    -         Böceklerde vardır.

    -         Kanın akışı yavaştır.

    1. Kapalı dolaşım :

    -         Kan sürekli damarlarda dolaşır.

    -         Kılcal damarlar var.

    -         Kanın akışı hızlıdır.

    -         Bazı omurgasızlarda (Toprak solucanı) ve bütün omurgalılarda görülür.

     

    OMURGALILARDA DOLAŞIM

    • Omurgalılarda kapalı dolaşım bulunur.
    • Bazılarının vücud ısısı değişkendir.(Soğukkanlı=Balık=Kurbağa)
    • Bazılarının da vücud ısıları sabittir.(Sıcakkanlı=Kuşlar=Memeliler)
    • Taşıma pigmentleri (Hemoglobin) alyuvarlardır.(daha çok O2 taşır.)
    • Omurgalılar 5 sınıftan oluşur.

     

    BALIKLARDA DOLAŞIM

    • Kalp iki odalıdır.
    • Kalpte sürekli kirli kan bulunur.Fakat vücuda temiz kan gider.
    • Kalp solungaçlarda temizlenir.

     

    KURBAĞALARDA DOLAŞIM

    • Kalp üç odalıdır.
    • Temiz ve kirli kan karışır.
    • Yavrularda solungaç ve deride; erginlerde akciğer ve deride yapar.

     

    SÜRÜNGENLERDE DOLAŞIM

    • Kalp üç oda yarı perdelidir.
    • Kirli ve temiz kan kalpte yine karışır ve vücuda karışık kan gider.
    • Kan akciğerlerde temizlenir.
    • Timsahlarda tam perdeli (dört oda) dır.Fakat kan damarlarda karışır.

     

    İNSANLARDA DOLAŞIM

    • Kalp dört odalıdır. – Üsttekilere kulakçık (Atrium)

    -         Alttakilere karıncık (Ventrikül) denir.

    • Kanın tek yönlü akışını sağlayan kapakçıklar bulunur.

    -         Sol kulakçık ile karıncık arasında ikili (dikuspiz) kapak vardır.

    -         Sağ kulakçık ile karıncık arasında uçlu (trikuspit) kapak vardır.

    -         Karıncıkların atar damarlara açıldığı uçta hem sağ hem se solun yarım ay kapakları bulunur.

    • Kalbin sağında kirli, solunda temiz kan bulunur.
    • Kalp üç tabakadan oluşur.

    -         Dışda : pencard: Bağdokusu: Koruma ve besleme

    -         Ortada: Miocard:Kas dokusu:Kasılma

    -         İçte:Endocard:Epitel doku: Kayganlık sağlar.

    • Kalbin kasılmasına sistal, gevşemesine diastal (60,80)(Nabız)
    • Kalbi besleyen damarlara koroner damar denir.(Pericard,miocard)
    • Kalp merkezi sinir sisteminden hariç çalışır.Bunu sağlayan iki sinir düğmü vardır.Sağ kulakçığın çeperinde önce sağ sonra sol karıncıkları kastırır.(Atrioventrikuler düğüm)

     

    KALP ATIŞINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER

    • Merkezi sinir sistemi (sempatik hızlandırır, parasempatik yavaşlatır.)
    • Hormonlar (Adrenalin artırır, asotilkalin yavaşlatır.)
    • Kandaki O2 ve CO2 miktarı
    • Kimyasal maddeler
    • Ani ısı değişmeleri (soğuk-yavaş, sıcakta hızlı)

     

    DAMARLAR

    • Üç çeşittir.

    Atar damar (Arter):

    • Kalpten kan götüren damarlardır.
    • Üç tabakadan oluşur.

    -         Dışda bağ dokusu korur.

    -         Ortada kas tabakası kastırır.

    -         İçte epitel kaydırır.

    • Atar damarlar kasılarak kan basıncını artırır.

    Toplar damar (Ven) :

    • Kalbe kan getiren damarlardır.(Toplar damar)Üç tabakalıdır, fakat kas tabakası kasılmaz.
    • Kanın tek yönlü akmasını sağlayan kapakçıklar vardır.

    NOT : Kalbe kan getiren damarlara toplar, götürenlere atar denir.Diğer organlar için bunun tam tersi alınır.

     

    KILCAL DAMARLAR

    • Atar ve toplar damar arasındadır.
    • Sadece epitel doku bulunur.
    • Madde geçişleri kılcal damarlardan oluşur.

     

    MADDE GEÇİŞLERİ

    • Kılcal damarlarda olur.
    • İki kuvvetin etkisiyle olur.
    1. Kan basıncı : (KB)
    • Kanın damarlara içerden yaptığı basınçtır.

    -         Kalp atış hızı

    -         Kalp atış sayısı

    -         Damar tipi

    -        

    Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

    18/12/2008 · Kategori: BIYOLOJI DERSI

    1. İç döllenme :
    • Gametler dişi üreme sisteminde birleşir.
    • Dış döllenmeye göre daha az gamet bırakılır.
    • Gelişme sürüngenlerde ve kuşlarda dışarda yumurta içerisinde olur.
    • Memelilerde gelişme anne karnında olur.
    • Yavru bakımı vardır.
    1.  
      1. İkizler :
    • İki çeşittir.
    1.  
      1. Tek yumurta ikizleri :
    • Bir yumurtanın bir sperm tarafından döllenmesiyle oluşur.
    • Bütün özellikleri aynıdır.
    1.  
      1. Çift yumurta ikizleri :
    • İki yada daha fazla yumurta hücresinin spermlerle oluşmasıdır.

     

    BALIKLARDA ÜREME (KURBAĞA)

    • Dış döllenme ve dış gelişme görülür.
    • Kurbağalardaki besin yetmediğinden başkalaşım geçirir.

     

    SÜRÜNGENLERDE VE KUŞLARDA ÜREME

    • İç döllenme görülür.
    • Gelişme dışardadır ve yumurtanın içerisinde olur.

     

    Yumurta kabuğu Müller kanalında oluşur.

    -         Sürüngen ve kuşlarda var.

    -         CaCO3 dür.

    -         Bütün yapıyı korur.(Dışardan)

    -         Su,hava ve mikropları geçirir.

     

    Koryon zarı : Mikropları geçirmez.

    -         Memelilerde göbek bağı oluşumuna katılır.

    Vitellus kesesi : İçi besin doludur.

    -         Kuşlar,sürüngenler,kurbağalar,memeliler

    Alantois kesesi : Embriyoda oluşan atıklar buraya depolanır.

    -Balık, Kurbağa ve memelilerde iş görmez.

    Amniyon zarı ve sıvısı : Embriyoyu korur.

    -         Balık ve kurbağalarda yok.

    EMBRİYO : Zigotun gelişmesiyle oluşan yeni canlı örneğidir.

     

    MEMELİLERDE ÜREME

    • İç döllenme görülür.
    • Gelişme memelilerd yumurta içerisinde olur, keseli memelilerde kesede olur.Plesantalı memelilerde otereusda(anne karnında) olur.
    • Bütün memeliler yavrularını süt ile besler.

     

    İNSANLARDA ÜREME

    • Plesantal memelidir.
    • İç döllenme ve iç gelişme görülür.
    • Yavrular doğurulur ve sütle beslenir.
    • Dişi ve erkek üreme sistemi ayrı ayrı bireylerde oluşur.

     

    ERKEK ÜREME SİSTEMİ :

    • Spermler mayöz bölünme ile testislerdeki seminifor  tüplerde oluşur.
    • Spermler  epididimizde hareket yeteneği kazanırlar.
    • Spermler vas deferansda depolanır.
    • Spermleri koruyan ve besleyen sıvı prostat, seminal ve kavgar bezlerinde üretilir.
    • Bütün bu işleri hipatolamus tarafından kontrol edilir.

     

    DİŞİ ÜREME SİSTEMİ :

    • Yumurta hücresi ovaryumlardaki moleküllerde oluşur.
    • Döllenme fullop tüpünde olur.
    • Gelişme uterusda olur.
    • Yumurta hücresi dört basamakta oluşur ve atılır.(Mensturuasyon döngüsü)
    1. Folekül evresi :
    • Foleküllerdeki yumurta hücresinin olgunlaşmasıdır.
    • Hipofiz FSH kontrolünde olur.
    • Kana bol miktarda ostrojen verilir.
    • Uterus hazırlıkları başlar.
    1. Ovulasyon :
    • Olgunlaşan yumurta hücresinin yumurta kanalına atılmasıdır.
    • Hipofizin LH kontrolünde olur.
    • Az ostrohen çok protogestron hormonu yaptırır.

    3 Korpusluteum :

    • Ovulasyondan sonra geri kalan folekul parçalarıdır.
    • Hipofizin LTH kontrolünde olur.
    • Az ostrojen ve çok protogeteron hormonu yaptırır.
    • Hamilelik yoksa kaybolur gider.
    • Hamilelik varsa varlığını sürdürür.
    1. Menstroasyon guresi :
    • Döllenmemiş yumurtanın oterus dokularıyla birlikte dışarıya atılır.
    • Dişi üreme sistemide hipotolamus kontrolünde çalışır.

     

    PLESANTA VE GÖBEK BAĞI

    • Bebek ve anne tarafından oluşturulur.(Koryon zarı) tarafından.
    • Anne ve bebek arasındaki madde alışverişini sağlar.
    • Anne ve bebek kanı karışmaz.
    • Madde değişimleri difizyon ve aktif taşımayla olur.
    • Plesenta az miktarda progesteron salgılar.

    GELİŞME :

    • Zigotun yeni canlı oluşuncaya kadar geçen olaylara denir.
    • Üç temel olay görülür.

    -         Bölünme:Mitoz

    -         Büyüme : Yeni moleküllerin yapımı

    -         Farklılaşma : Hücrelerin özelleşmesi

    • Zigot mitoz bölünmelerle (segmantasyon) hücre yığını olan (MOPULO)yu oluşturur.Moruladaki hücreler kenarlara göç ederek (Blastula)yı oluşturur.
    • Blastolardaki hücrelerin içeri doğru göçmesiyle GASTROLA safhası oluşur.
    • Gastrolarda tabakalar, tabakalardan da organ ve sistemler oluşur.

    Ektodurm :

    • DıŞ tabakalarda ve dışarıda bulunan organlara gelişir.
    • Göz,kulak,burun vb. beş duyu organı
    • Beyin ve sinir  sistemi de gelişir.

    Mezodurm :

    • En iç tabakadır, içerde bulunup dışarısıyla irtibatlı yapıları oluşturur.
    • Akciğer, mide, sindirim sistemi, karaciğer oluşturur.

    Embriyonik İndiksiyon :

    • Gelişimin erken safhalarında tabakaların birbirini etkilemesidir.
    • Gözün ve beynin oluşumu bu şekildedir.
    • Beyin (sinir sistemi) ektodorm tabakası tarafından fakat mezodorm etkisiyle olur.
    • Zigottan sonra yapılan her türlü deney embriyonik indiksiyonu inceler.

    KALITIM VE ÇEVRE :

    Genel kavramlar :

    Kalıtım : Anne ve babadaki özelliklerin çocuklara geçmesidir.(Karakter)

    Karakter : Canlıya has özelliklere denir.

    • Bazı karakterler sadece kalıtımla oluşur.(Kan grubu)
    • Bazı karakterlerde sadece çevrenin etkisiyle oluşur.(2n kromozomlu dişi arıları)

    -         İyi besin kraliçe

    -         Kötü besin işçi

    • Çoğu karakterde kalıtım ve çevrenin etkileşimiyle oluşur.(Saç rengi, ten rengi vs.)

    Modifikasyon :Çevre şartlarının etkisiyle canlıdaki genlerin işleyişinin değişmesidir.(Himalaya tavşanında kürk rengi, sirke sineğinde kanat şekli)

    Adaptasyon : Çevre şartlarının etkisiyle canlıdaki genlerin işlerlik kazanmasıdır.

    • Kalıtsaldır geri dönüşüm olmaz.(Kurak bölge bitkilerinin iğne yapraklı olması)

    Mutasyon : Çevre şartlarının etkisiyle genlerin bozulması

    • Radyo aktif ve kimyasal maddelerin etkisiyle olur.
    • Üreme hücrelerinde olursa kalıtsaldır.
    • Gen frekanslarını değiştirir.Çoğu çekiniktir.

    Gen : Bir karakterin ortaya çıkmasını sağlayan DNA parçasıdır.

    Allel Gen : Aynı işi yaptıran genlere denir.

    Homolog kromozom : Biri anneden biri babadan gelen ve üzerlerinde aynı genleri taşıyan kromozomlardır.

    Homoziyot (Arı döl) :

    • Allel genler aynıdır.

    Hebereziyot (Melez) :

    • Allel genler farklıdır.

    Genatip :

    • Bir canlının genleri toplamıdır.

    Fenotip :

    • Bir canlının dış görünüşüdür.

    Dominaat (Baskın gen) :

    • Hetereziyot durumunda etkisini gösteren gendir.(A,B,C,D)

    Resesif(Çekinik gen) :

    • Hetereziot durumda etkisini gösteremeyen gendir. (a,b,c,d)

    NOT : Baskın bir gen etkisini her zaman gösterdiği halde çekinikken homozigotken ortaya çıkar.

    Bağımsız gen : Karakterleri kontrol eden genler ayrı ayrı kromozomlar üzerindedir.Bağımsız genler gametlere bağımsız dağılır.

    Bağlı genler : Karakterleri kontrol eden genler aynı kromozom üzerindedir.Gametlere beraber giderler.

    GAMET ÇEŞİDİ BULMA :

    • Mayozla oluşan üreme hücreleridir.
    • Vücud kromozomlarının yarısı kadar kromozom vardır.

    ÇAPRAZLAMA :

    • Monohibrit çaprazlama : Bir karakterle yapılan çaprazlamalardır.

    KARIŞIK ÇAPRAZLAMA :

    • Bütün karakterlerin ayrı ayrı gelme ihtimalleri bulunarak çarpılır.

    ÖZEL ÇAPRAZLAMALAR :

    1.  
      1. Eksik baskınlık – Eş baskınlık :
    • Hetereziyotun farklı görünüşde olmasıdır.
    • İnsanlarda A,B grubu, atlarda kıl rengi, akşam sefasında çiçek rengi
    1.  
      1. Kontrol çaprazlama :
    • Baskın görünüşlü bireylerin bu özellik bakımından homozigot mu hetero olduğunu anlamak için homoziyot resesifiyle çaprazlanmasıdır.

    Çok sayıda Allellik :

    • Canlılarda bazı karakterler ikiden fazla allel gen tarafından kontrol eder.Fakat bir canlıda yine bunlardan iki adet bulunur.
    • Buna en iyi örnek insanlardaki ABO kan grubu sistemidir.
    • Kan grubu genlerine ait proteinler alyuvarlarda
    • Kan sıvısında da(plazma) yabancı bir kanın girişini engelleyen antikor bulunur.

    KAN GRUBU TESPİTİ :

    • Kan grubu proteinlerinin olup olmadığının antikorlarla araştırılmasıdır.

    KAN UYUŞMAZLIĞI

    • SART :RH- bir annenin RH+ bir çocuğa hamile kalması ile ortaya çıkar.
    • Birinci RH+ çocuk %80 sağlamdır.
    • İkinci RH+ çocuk %80 olur veya doğduktan sonra kanı değiştirilmelidir.
    • RH- çocuklarda problem olmaz.
    • Anneye hamilelikte veya doğduktan sonra anti anti- RH verilerek sağlam çocuklar doğması sağlanır.
    • Anne RH- ise ilk çocuk doğarken (Rh+) proteini geçer ve anne anti Rh yapar ve 2. çocuk doğar.

    Eşeye bağlı kalıtım :

    • Canlıda kromozomlar çift halde bulunur.
    • Son bir çift cinsiyeti belirler.(GONOZOM)
    • Diğer kromozom çiftleride vücud özelliğini belirler.(OTOZOM)
    • Üreme hücreleri vücud hücrelerinin yarısı kadar kromozom taşır.
    • Canlılarda kromozom sayısı sabittir.
    • Kromozom sayısı bir fazla bir eksik olabilir.(gerizekalı,kısırlık)
    • Daha fazla eksiklik olursa, fazla olursada olur.
    • Mayoz bölünmede görülen ayrılmama kromozom sayısı anormalliklerinin oluşmasına neden olur.
    1.  
      1. Mongolizm (Doum) sendromu :
    • Vücud kromozumunun bir fazlasıdır. 2n=47 dir.
    1.  
      1. Turner sendromu :
    • X kromozomu bir tane azdır.2n=45
    1.  
      1. Turner felter sendromu :
    • X kromozomu bir tane fazladır. 2n=47
    • Canlılarda son bir çift kromozom cinsiyeti belirlemenin yanında bazı karakterlerinde kalıtımını sağlar.
    • Sirke sineğinde göz rengi kırmızı, beyaza baskın
    • Kedilerde kıl rengi (sarı siyah eş baskın)
    • İnsanlarda renk körlüğü, hemofili vb.

     

    POPÜLASYON GENETİĞİ :

    • Belli bir alanda yaşayan aynı tür canlılara popülasyon denir.
    • Bir popülasyondaki genlerin toplamına gen havuzu denir.
    • Bir popülasyonda her hangi bir genin bulunma sıklığına gen frekansı denir.
    • Gen frekansları zamanla değişmez.
    • Aşağıdaki etkiler gen frekansını değiştirir.
    1. MUTASYON :
    • Üreme hücrelerindeki bozukluklar
    1. MİGRASYON :
    • İçe ve dışa göçler
    1. İZOLASYON :
    • Ayırma, izolasyon

     

    ÖZEL DURUM :

    Sadece X kromozomunda taşınan özellikler için erkeklerden p+q, dişilerde p2+2pq+q2=1 formülü uygulanır.(aynı formül arılarda uygulanır.)

     

    BİTKİLER VE SİSTEMLER :

    Bitkilerin özellikleri :

    • Fotosentez yapan ototrof canlılardır.
    • Yarı parazit bitkiler ( ökseotu) fotosentez yapar fakat su ve mineralleri konaktan alır.
    • Tam parazit bitkiler fotosentez yapmaz.Bütün ihtiyaçlarını konaktan alır.

    Bitkiler üremelerine göre sınıflandırılırlar.

    1. Çiçeksiz bitkiler :
    • Sporlarla ürerler.
    • Kök,gövde ve yaprak yoktur.İletim demeti eğreltilerde vardır.
    • Su yosunu, kara yosunu, eğrelti vb.
    1. Çiçekli bitkiler :
    • Üreme organı çiçektir ve tohumla ürer.
    • Kök,gövde ve yaprak gelişmiştir.
    • İletim demeti bulunur.

    -         Kök – Bitkileri toprağa bağlar.

    -         Su ve mineral alır.

    -         Kutikula tabakası yoktur.

    -         Kloroplast yoktur.

    -         Stoma yoktur.

    • Gövde:

     – Geçiş sağlar.

    -         Yaprak ve çiçekleri taşır.

    • Yaprak

            Fotosentez,solunum ve terleme yapılır.

    Stoma (Kilit,Bekail) Hücre :

    KUTİKULA :

    • Epidermis hücreleri yapar.
    • Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

      17/12/2008 · Kategori: BIYOLOJI DERSI

       

       

      BAKTERİLER

      • Prokuryot tur.
      • Çekirdek zarı ve organelleri yoktur.Ribozom var.
      • Hücre çeperi var.
      • DNA sı çıplak, stoplazma da halkasal
      • Hücre çeperinin dışında bazılarında kapsül vardır.(Kapsül varsa dayanıklıdır.)
      • Ortam şartları zorlaşınca endospor oluştururlar.
      • Yedek depoları glikojendir.

       

      VİRÜSLER :

      • Zorunlu hücre içi parazittirler.
      • Dış ortamda cansız kristal yapıdadırlar.
      • Protein kılıf ve nukleik asitden (DNA veya RNA) bulunur.
      • Enzimiyle hücre içine girdiğinde yönetimi eline geçirir.
      • Kendisi için gerekli maddeleri yaptırarak çoğalır.
      •  Konak içerisinde çoğaldığından dolayı canlıdır.
      • Hücreler virüslere karşı interforan salgılar.
      • Virüsler çok kolay gen değiştirir.

       

      CANLILAR ARASI ETKİLEŞİM VE BESLENME İLİŞKİLERİ

      • Tabiattaki bütün canlılar birbirleriyle etkileşim halindedir.
      • Bu etkileşim beslenme şeklinde kendini gösterir.
      • Canlılar beslenme ilişkilerine göre ikiye ayrılırlar.
        1.ÜRETİCİLER(OTOTROF)
      • İnnorganik maddelerden organik madde yaparlar.
      • Ya fotosentez yaparlar-klorofil-

                                                           -mavi yeşil algler,bakteriler,bitkiler

      • Ya kemosentez yaparlar-bazı bakteriler
        2.TÜKETİCİLER
      • Hazır organik besin alırlar.
      • Üç gruptan oluşur.
        a)Holozoik (katı) Beslenme
      • Otobur-herbivor
      • Etobur-karniver
      • Karışık-omniva
        b)Simbiyotik ortak beslenme
      • Karazıt(+,-)Biri kar’da biri zararda
      • Kommensalizm (+O) Biri karda, biri ne karda ne zararda
      • Mutaalizm (+,+)
      1.  
        1. Suprofit Çurukçul beslenme
      • Organik artılları inorganellere çevirir(Ayırıştırıcı)
      • Ayırıştırıcı
      • Bazı bakteriler ve mantarlar

      PAPÜLASYON

      • Belli bir alanda yaşayan aynı tür canlıların oluşturduğu topluluğa denir.
      • Popülasyonlar zamanla azalıp artabilir.
      • Popülasyonların artması veya azalması;

      -         Birey sayısı ve yaş dağılımı

      -         Besin miktarı

      -         Çevre şartları

      -         İçe veya dışa göçler

      -         Genetik faktörlerle belirlenir.

      1. Ölüm oranı doğum oranından büyük ve dışa göçler içe göçten büyük ise popülasyon küçülür.(Böyle popülasyonlarda yaşlı bireyler bulunur, ortam şartları elverişsizdir.)
      2. Doğum oranı ölüm oranından büyük ise içe göçler dışa göçten fazla ise popülasyon büyür.(Genç bireyler çoktur,ortam şartları elverişlidir.)
      3. Doğum oranı eşittir ölüm oranı, içe göç dışa göç eşitse popülasyon dengelidir.
      • Belli bir zamanda popülasyonda yaşayan birey sayısına popülasyon yoğunluğu denir.
      • Bir popülasyonda yaşayabilen maximum birey sayısına taşıma kapasitesi denir.

       

      ÇEVRE KİRLİLİĞİ

      • Canlıların yaşama alanına artık maddelerin birikmesidir.
      • Çevreyi kirletmemek için;

      -         Fabrika artıklarının arıtılması

      -         Ormanların devamlılığının sorgulanması

      -         Biyolojik mücadelenin artırılması(zararlılarla)

      -         Fosil yakıtların kullanımının azaltılması

      ÜREME VE GELİŞME

      • Üreme : Canlıların benzerlerini oluşturmasıdır.
      • Amaç  : Neslin devamlılığı
      • Üremenin temel hücre bölünmeleridir.
      • Hücre iki sebepten bölünür – Yüzey hacim ilişkisinin bozulması

      -         İç uyarının verilmesi (DNA eşlemesi)

      • İki çeşit hücre bölünmesi vardır.(Mitoz / Mayoz)

       

      Mitoz hücre bölünmesi :

      • Eşeysiz üremeler, yenilenmeler vücud hücreleri vs. görülür.
      • Kromozom sayısı değişmez.
      • Kromozom yapısı değişmez.
      • Çeşitlilik artmaz.
      •  Mitoz birbirini izleyen beş basamaktan oluşur. (İ,P,M,A,T)

      İsterfaz :

      • Dinlenme ve hazırlık yapılır.
      • DNA (Kromozon) eşlenmesi

      Profoz :

      • Çekirdek zarı ve çekirdek ve organeller erir.
      • Seatrozom eşlenerek karşı kutba gider.(Hayvanlarda)
      • İğ iplikleri oluşur.

      Metafaz :

      • Kromozomlar tek sıra dizilirler.

      Anafaz :

      • Kardeş kromotitler ayrılarak karşılıklı kutuplara giderler.

      Telofaz :

      • Çekirdek bölünmesini sitoplazma bölünmesi

      NOT : Hayvan hücreleri boğumlanarak, bitki hücreleri orta lamel oluşturarak sitokinoz yaparlar.

      • Organeller, çekirdekçik, çekirdek zarı yeniden oluşur.

      MAYOZ HÜCRE BÖLÜNMESİ

      • Sadece üreme ana hücreleri yapar.
      • Kromozom sayısı yarıya iner.
      • Kromozom yapısı değişir.
      • Çeşitliliği artırır.
      • Birbirini izleyen iki bölünme gibidir.
      1. BÖLÜNME (İPMAT)

      İnterfaz

      • Dinlenme ve hazırlık yapılır.
      • DNA eşlenir.

      Profaz

      • Çekirdek zarı ve organeller erir.
      • Sentrozom eşlenir(Hayvan) karşı kutba gider.
      • İğ iplikleri oluşur.
      • Homolog kromozomlar birbirlerine sarılır.(SİNAPSİS)
      • Oluşan 4 kromotitli yapıya TETRAT denir.
      • Homolog kromozomların kardeş olmayan kromatitleri parça değiştirir.

      METAFAZ

      • Kromozomlar ortada ÇİFT sıra dizilir.

      ANAFAZ

      • Homolog kromozomlar ayrılarak karşılıklı kutuplara gider.

      TELOFAZ

      • Çekirdek bölünmesini sitoplazma bölünmesi izler.
      • Çekirdek oranı ve çekirdekde, organeller yeniden oluşur.
      1. BÖLÜNME (PMAT)
      • Aynı mitoz bölünme gibidir.
      • İnterfaz yoktur.DNA eşlenmez.
      • Kardeş kromotitler ayrılır.
      • Sonuçta 2n kromozomlu bir hücreden n kromozomlu 4 hücre oluşur.

       

      ÜREME ÇEŞİTLERİ

      1. Eşeysiz üreme :
      • Bir canlının tek başına benzerlerini oluşturmasıdır.
      • Mitoz bölünmelerle olur.
      • Çeşitliliği artırmaz.
      1.  
        1. Bölünme :
      • Tel hücrelilerde, vücut hücrelerinde vs. görülür.
      • Önce çekirdek sonra sitoplazma bölünür.
      1.  
        1. Tomurcuklanma :
      • Mantarlarda (Bira mayası) ve Hidroda görülür.
      • Canlıda oluşan çıkıntının gelişerek yeni canlıyı oluşturmasıdır.
      1.  
        1. Sporlanma :
      • Çiçeksiz bitkilerde ve mantarlarda görülür.
      • Mayoz bölünme ile oluşan n kromozomlu sporların çimlenerek yeni canlıyı oluşturmasıdır.
      1.  
        1. Vegatatif üreme :
      • Çiçekli bitkilerde görülür.
      • Canlıdan alınan bir parçanın gelişerek yeni canlıyı oluşturmasıdır.
      • Bir bitkiden alınan bir hücrenin laboratuvar da yeni canlıyı oluşturması doku kültürüdür ve eşeysiz sistemdir.
      1.  
        1. Regenerasyon :
      • Toprak solucanı, planerya, deniz yıldızı, kertenkele vb.
      • Canlıdan kopan bir parçanın yeni canlıyı oluşturması veya yeniden oluşması.
      • Bunların dışında soğanla, yumruyla ve rizomla üreme birer eşeysiz üremedir.

       

      EŞEYLİ ÜREME :

      • Aynı türün iki farklı cinsiyetteki bireylerinin oluşturduğu üreme hücrelerinin birleşmesiyle oluşur.
      • Üreme hücrelerine gamet denir.Ve mayoz bölünmeyle oluşur.
      • Gametlerin birleşmesine döllenme oluşan hücreye de zigot denir.
      • Çeşitliliği artırır.
      1.  
        1. İzogami (Homogami) :
      • Büyüklükleri aynı ve hareketli gametlerin birleşmesidir.
      • Su yosunlarında görülür.
      1.  
        1. Anizogami (Heterogami) :
      • Su yosunlarında görülür.
      • Hareketli büyüklükleri farklı gametlerin birleşmesidir.
      1.  
        1. Ozgami :
      • Hayvanlarda ve bitkilerde görülür.
      • Dişi gamet büyük hareketsiz ve bol besinlidir.
      • Erkek hücre küçük ve hareketlidir.
      1.  
        1. Partenogenez :
      • Arı, karınca, termik, yaprak biti, su presi vs. görülür.
      • Mayöz bölünmeyle oluşan yumurta hücrelerinin döllenmeden yeni canlıyı erkek=n oluşturmasıdır.
      1.  
        1. Konjugasyon :
      • Bakterilerde görülür.
      • Aynı tür farklı özelliklerine sahip bireyleri arasına DNA aktarımı yapılması
      • Mayöz, döllenme, gamet oluşumu yoktur.Fakat çeşitlilik arttığından eşeyli ürüyor denir.
      1.  
        1. Metagonez :
      • Çiçeksiz bitkiler, mantarlar v.b görülür.
      • Eşeyli ve eşeysiz üremenin birbirini takip etmesidir.

       

      BİTKİLERDE ÜREME

      • Bitkiler üremeleri bakımından ikiye ayrılır.
      1. Çiçeksiz bitkiler :
      • Sporlarla ürerler.
      • Eşeyli ve eşeysiz üreme görülür.
      • Canlılar bazen 2n kromozomlu diploid bazende monoploid

      -         Su yosunları :

      • Monoploid hayat devri daha uzundur.
      • Diploid hayat devri sadece zigot da görülür.

      -         Kara yosunları :

      • Diploid hayat devri biraz daha artmıştır.
      • Mayöz bölünmeyle sporları oluşturan yapıya sporotif denir.
      • Mitoz bölünmeyle gametleri oluşturan yapıya gamotofit denir.

       

      ÇİÇEKLİ BİTKİLERDE ÜREME

      • Üreme organları çiçekte bulunur ve tohumla ürerler.
      1.  
        1. Gamet oluşumu :
      • Ovaryumdaki yumurta ana hücresini mayoz bölünmesiyle oluşan makrosporlardan birinin gelişerek megaspor oluşturmasıyla ve peş peşe uç çekirdek mitoz daha geçirmesiyle olur.
      • Erkek gamet anterde bulunan polen ana hücresinin mayoz bölünmesiyle oluşan microspor mayoz bölünmesiyle oluşan her birinin 1 çekirdek mitozu geçirmesiyle oluşur.

       

      TOZLAŞMA :

      • Polenlerin çeşitli vasıtalarla dişicik tepesine taşınmasıdır.(Rüzgar vb.)
      • Rüzgarla tozlaşanlarda hafif ve çabuk polen yapılır.
      • Böceklerle tozlaşanlarda güzel renk ve koku bal özü ve çengelli polenler yapılır.
      • Tozlaşmadan sonra polendeki vegataraf çekirdek dişicik borusunda polen tüpünü embryo tepesine kadar oluşturur ve kaybolur.
      • Genaratif çekirdekte polen tüpünde bir mitoz daha geçirerek sperm çekirdeklerini oluşturur.

      Döllenme : Spermlerden biri yumurta hücresini polar çekirdekleri döller.

      Çimlenme :

      • Tohumun uygun ortamda yeni canlıyı oluşturmasıdır.
      • Uygun ortam (Su,ısı,O2 dir)
      • Çimlenmedeki olaylar – Tohumun su olması (osmos)

      -         Çeneklerdeki besinler sindirilir.

      -         O2 li solunumla ATP üretilir.

      -         Gerekli protein ve enzimler yapılır.

      -         Hücre bölünmeleri olur.

      -         Kök, gövde ve yaprak oluşur.

      -         Fotosentez başlar.

      • Tohumun çimlenmeden uzun süre kalması;

      -         Çeneklerdeki besin miktarı ve çeşidi

      -         Çeneklerdeki su miktarı

      -         Tohum kabuğunun kalınlığı ile ilgilidir.

       

      HAYVANLARDA ÜREME

      Omurgasızlarda üreme :

      • Eşeyli ve eşeysiz üreme görülür.
      • Bazılarında üreme sistemi yoktur.(Sünger)
      • Bazıları da hem dişi hem de erkek üreme sistemleri bulundurur.(Tenya kendi kendini döller, toprak solucanı başka bireylerle ürer.)
      • Bazılarında da kopan bir parça yeni canlıyı oluşturur.(Deniz yıldızı,toprak solucanı)
      •   Bazılarında partonegonez görülür.(Arı,kelebek,karınca)
      • Bazılarında metagenez görülür.(Deniz anası)

      Omurgalılarda üreme :

      • Dişi ve erkek üreme sistemi ayrı ayrı bireylerde bulunur.
      • Eşeyli üreme görülür.

      a.Gamet oluşumu :

      • Gametler mayöz bölünmeyle oluşur.
      1. Erkek gamet oluşumu :
      • Testislerde mayöz bölünme ile oluşan bütün hücreler sperm oluşturur.
      1. Dişi gamet oluşumu :
      • Ovaryumda mayöz bölünme ile oluşan hücrelerden sadece biri aktiftir.
      1.  
        1. Döllenme :
      • Dişi ve erkek gametin birleşmesidir.
      • Canlılarda iki çeşit döllenme vardır.
      1. Dış döllenme :
      • Gametler suda birleşir.(Balık ve kurbağalarda görülür.)
      • Gelişmede suda(dışarıda) olur.
      • Döllenme şansını arttırmak için çok sayıda gamet aynı anda aynı yere bırakılır.
      • Yavru bakımı yoktur.
      1. İç döllenme :
      • Gametler dişi üreme sisteminde birleşir.
      • Dış döllenmeye göre daha az gamet bırakılır.
      • Gelişme sürüngenlerde ve kuşlarda dışarda yumurta içerisinde olur.
      • Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

        17/12/2008 · Kategori: BIYOLOJI DERSI

         

         

         

        • Bir madde atılıyorsa Ekzositos denir.
        1.  
          1. Hücre zarı artar.
          2. Hücre içeriği azalır.
          3. Bitki ve hayvanın hücreleri yapabilir.
          4. Golgi çoktur.
          5. Sindirim bezleri, süt bezleri vb.

        ÖZELLİKLER : Büyük maddeler alınır ve atılır.

        1. Enerji harcanır.
        2. Enzimler kullanılır.
        3. Denge yoktur.
        4. Canlılık delilidir.

         

        NÜKLEİK ASİTLER (YÖNETİCİ MOLEKÜLLER)

        • Asit karakterli yönetici dev moleküllerdir.
        • Nükleik asitler nuklotitlerden oluşmuştur.
        • Bir noklatit de 3 alt birimden oluşur.
        1.  
          1. Organik bazlar.
          2. 5 karbonlu şeker
          3. Fosfat

         

        • Bir nüklatit ortada şeker ve ona bağlı fosfat ve organik bazdan oluşur.(2 H2O) çıkar.
        • İki nuklotit birbirine şeker fosfat bağıyla bağlıdır. (1 H2 O daha çıkar)
        •  Bir nükleik asit zincirinin oluşumunda 3N-1 tane H2O oluşur.
        • Ve böylece nukleik asit zinciri oluşur.
        • Bir nükleik asitin bütün fosfatları yanıdır.
        • Bir nükleik asitin bütün şekerleri aynı cinstir.
        • Nuklotitler yapılarındaki organik baza göre adlandırılır.
        • Nukleik asitler yapılarındaki şekere göre ikiye ayrılır.(Riboz, deoksiriboz)
        1. Deoksiriboz şeker, içerenler DNA
        2. Riboz şeker İçerenler RNA

         

        DEOKSİRİBOZ NUKLEİK ASİTLER (DNA)

        • Çekirdek Kloropilast ve mitekondri de bulunur.
        • Nukleotidlerinde – deoksiriboz-şeker-fosfat-org. Bazlarda A,G,S,T var.
        • Birbirinin tamamlayıcısı iki zincirdir.Bu zincirler A ile T arasında 2 G ile S arasında 3 zayıf hidrojen bağıyla bağlıdır.
        • Bir DNA da A=T ve G=S dir.

         

        DNA ‘NIN ÖZELLİKLERİ

        1.  
          1. Regenarasyon: (Onarım) DNA tek zincirindeki bozuklukları onarabilir.
        • DNA cift zincirindeki karşılıklı boşluklar onarılamaz.(mutasyon)
        1.  
          1. Transkripsiyon : (RNA üretimi) Bütün RNA’lar DNA’lar tarafından yapılır.
        • RNA polimeraz enzimi ile olur.
        1.  
          1. Replikasyon : (Duplikasyon (DNA’nın eşleşmesi))
        • Sadece hücre bölünmesinden önce olur.
        • DNA polimeraz enzimleriyle olur.
        • DNAnın biri kalıplık yaparak yeni ip sentezlenir.Buna RNA’nın yarı korunumlu eşleşmesi denir.

         

        RİBO NUKLEİK ASİTLER (RNA)

        • Ribozomda kloroplast, mitakondri, çekirdek ve sitoplazma da bulunur.
        • Nuklotidlerden meydana gelmişlerdir.
        • Nukleotidlerde – Ribo şeker

        -         fosfat

        -         AGSU bulunur.

        • RNA tek zincirlidir.
        • Nuklotidler birbirine eşit değildir ve hidrojen bağı bulunmaz.
        • RNA’lar DNA tarafından belli bir iş için yapılır ve işi bitirip parçalanırlar.

         

        RNA SENTEZİ (TRANSKRİPSİYON)

        • Bütün RNA’lar DNA’lar tarafından yapılır.
        • Bu iş RNA polimeras enzimi kontrolündedir.
        • Bir RNA’nın yapımında sorumlu DNA parçasına GEN denir.
        • Gen de RNA’ya şifre veren ipe anlamlı ip karşısındakine de tamamlayıcı ip.

        Görevlerine göre 3 çeşit RNA vardır.

        1.  
          1. m RNA (Mesajcı)
        • Düz çizgilidir.
        • Hep üç nukleotide kadar (uçlu şifre)
        • Maximum 43 = 64 çeşit kodon yazılabilir.
        • M RNA’ların başında başlangıç kodonu, bitişinde de bitiş kodonu (3 tane) bulunur.
        • Her kodon pristein sentezinde bir amino asit sentezler (bitiş kodonlarının amino asitleri bulunmaz)
        • Protein sentezinde kullanılacak amino asit sırasını DNA’dan ribozoma götürür.
        • 3n nukleik asit ? n kodon = n Amino asit
        1.  
          1. t RNA (Taşıyıcı)
        • Düz değildir, belli bölgelerinde çiftlenmiştir.
        • T RNA’lardaki açık uçlu nuklotidlere antikodon denir.
        • Maximum 43 = 64 çeşit t RNA olmalıdır.(61 tanedir.) bitiş kodonlarının anti kodonu yok.
        • Protein sentezinde Ribozom’a amino asit taşır.

         

        1.  
          1. r RNA (Ribozom RNA)
        • Düz zincirlidir.
        • Bir protein ile birleşerek ribozomu oluşturur.

         

        PROTEİN SENTEZİ

        • Ribozomda olur.
        • Yapı taşları amino asitlerdir.

         

        KARŞILAŞTIRMA

         

        DNA                                       RNA

         

        Deoksiriboz                          Riboz

        Timin var                               Urasil var

        Çift zincirlidir                         Tek zincirlidir

        A=T, G=S                              Eşitlik yoktur

        Kendini eşler                        Eşleyemez

        Yöneticidir                             İleticidir

         

        • Bir amino asit amin, asit ve değişken gruptan oluşur.
        • İki amino asit bir su çıkararak peplit (C=N) bağıyla birleşir.
        • Değişken grubuna göre 20 çeşit amino asit bulunur.
        • Protein sentezinde her amino asit bir kodon tarafından şifrelenir.
        • Bir proteindeki amino asitlerin sırası, sayısı, çeşidi DNA tarafından belirlenir ve bunlar değişirse protein de değişir.

         

        MEKANİZMA

        • DNA, m RNA yapar (Transkripsiyon)
        • m RNA Ribozoma gider.
        • M RNA ‘daki kodonlara uygun antikodonlu t RNA’lar ribozoma aminoasit taşır.
        • Uygun amino asitler peptik bağı ile bağlanır.
        • Bu işlem m RNA bitinceye kadar bu işlem sürer.
        • Aynı m RNA kullanılarak aynı proteinden çok sayıda yapabilir.
        • İşi biten m RNA’lar parçalanır.

         

        SANTRAL DOĞMA

        • DNA daki bilgi akışını gösterir.
        • DNA’daki hatalar düzeltilemez buna mutasyon denir.
        • DNA’dan sonraki hatalar düzeltilebilir.

         

        ENZİMLER

        • Enzimler biyolojik katalizörlerdir.
        • Katalizörde reaksiyonları başlatmayan, hızlandıran, etkilenmeden çıkan ve aktivasyon enerjisini düşüren moleküllerdir.
        • Aktivasyon enerjisi ise reaksiyonların başlaması için gerekli olan enerji miktarıdır.

         

        YAPISI

        İki parçadan oluşur.

        1.  
          1. Büyük kısım – proteindir.

        -         Apoenzim

        -         Basit enzim

        -         Reaksiyonun tipini belirliyor.

        1.  
          1. Küçük kısım – protein değil

        -         N.asitler, vitamin, mineral

        -         Ko enzim

        -         Reaksiyonu çalıştırır.

        ÇALIŞMASI   : Anahtar kilit sistemiyle çalışır.

        Enzimler anahtar kilit modeliyle çalışır.Yani her reaksiyonu gerçekleştiren bir enzim ve her enzimin gerçekleştirdiği bir reaksiyon vardır.

         

        ÖZELLİKLERİ

        • Enzimlerin reaksiyonları özeldir.
        • Enzimler sıcaklık değişiminden etkilenir.
        • Ortan pH  ından etkilenir.
        • Cisimlerin dış yüzeyine etkir.
        • Enzimler hücrede yapılır.
        • Dış ortamda da çalışır.
        • Bazı enzimler çift yönlü çalışır.(Tersine)

         

        ENZİM REAKSİYONLARINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER

        1. Enzim miktarı :
        • Enzim miktarı arttıkça eğer substrat çoksa reaksiyon sürekli hızlanır.Substrat az ise reaksiyon yavaşlar ve durur.
        1. Substrat miktarı :
        • Substrat miktarı arttıkça reaksiyon hızlanır ve max. Hızda sabit kalır.Çünkü hücredeki enzim miktarı sabittir.
        1. Sıcaklık :
        • Sıcaklık arttıkça reaksiyon hızlanır, optimum sıcaklıkta en iyi çalışır, sıcaklık daha da arttırılırsa reaksiyon yavaşlar ve durur.Çünkü enzimler bozulmuştur.
        1. ph asidik baz :
        • Her enzimin en iyi çalıştığı ph değeri vardır.Bu değerden saptıkça reaksiyon azalır.
        1. Yüzeyin miktarı :
        • Enzimler cisimlerin dış yüzeyine etkir.Yüzey miktarı arttıkça reaksiyon hızlanır.
        1. Su :
        • Reaksiyonlar için ideal ortamdır, susuz reaksiyon olmaz.Minimum %20
        1. Aktivatörler :
        • Reaksiyonları hızlandıran kimyasal maddelerdir.Etkisi substrat temini veya ürünlerin uzaklaştırılması şeklindedir.
        • Uyarıcılar, dopink hapları vb.
        1. İnhibitür :
        • Reaksiyonları yavaşlatan ve durduran kimyasal maddelerdir.Enzimlerin aktif kısımlarını kapatırlar.
        • Zehirler bu tür çalışır.
        • Enzim yapımından sorumlu DNA parçasına gen denir.
        • Hücrede reaksiyonlar zincirleme reaksiyonlar şeklindedir.
        1. Metabolizma :
        • Canlılardaki reaksiyonlara denir.
        • İki çeşittir.
        1.  
          1. Anabolizma (Özümleme) :
        • Yapım reaksiyonlarıdır.
        • Küçük moleküller birleştirilerek büyük molekül oluşur.
        • Reaksiyonlarda su (H2O) çıkar.(Dehidrasyon)
        • Nişasta sentezi, forosentez, v.b
        1.  
          1. Katabolizma (Yadımlama) :
        • Yıkım reaksiyonlarıdır.
        • Büyük moleküller küçük moleküllere ayrılır.
        • Reaksiyonlarda su kullanılır.(Hidroliz)
        • Nişasta sindirimi, oksijenli solunum, v.b

         

        BAZAL METABOLİZMA :

        • Bir canlının sadece yaşayabilmesi için gerekli enerji miktarıdır.
        • Bitkilerin tohum ve kış uykusu hali, bakterilerin spor hali, insanların tam dinlenme hali (kalp+akciğer) bazal metabolizmadır.

         

        ATP

        • Yedek enerjidir.
        • ATP bir RNA nukloitifir.
        • ATP üretimine fosforilasyon denir.

         

        FERMANTASYON

        • Oksijensiz ortamda enerji elde etmek için glikoz belli basamaklara kadar parçalanmasıdır.
        • İki çeşittir.
        1. Alkol fermantasyonu :
        • Bira mayası ve bazı bakteriler yapar.
        1. Laktik asit fermantasyonu :
        • Yoğurt bakterileri yapar ve memeli çizgili kas hücreler yapar.
        • Glikoz – 2 pirasik asit – 2 laktik asit + 2 ATP(NET)             
        • Yorgunluk hissi verir.
        • Ter ve idrarla dışarıya atılır.
        • Aşırı kramp yapar.
        • O2 gelince, karaciğere götürülür, glikoz yapılır yada parçalanır.

         

        ÖZELLİKLERİ

        • Ortamda O2 yoktur.
        • Reaksiyonlar stoplazmada olur.
        • Son ürün farklılıkları, son enzimler farklıdır.
        • Reaksiyonlarda iki ATP harcanır.4 ATP elde edilir.

         

        OKSİJENLİ SOLUNUM :

        • Glikozun oksijenli ortamda H2O ve (O2’ya kadar parçalanmasıdır.)
        • İki amaç için yapılır.
        • Enerji eldesi
        • Bazı ara bileşiklerin oluşumu
        • Uç basamakta gerçekleşir – Glikoz

        -         Krebs

        -         ETS

         

        Glikoz :

        • Glikozun piruvik asite kadar parçalanmasıdır.(Fermantasyonla aynıdır.)
        • Stoplazmada olur.
        • Piruvik asit bir ara reaksiyon daha geçirerek 2C’li Asetil CoA’ya kadar parçalanır.

        -         Glikoz – 2 Asetil CoA (2C)

        -         2CO2

        -         4 ATP

        -         4 NADH2 oluşumu

         

        Kreps (Sitrik asit çemberi) :

        • Asetil CoA ‘nın mitekondride 4C li oksala asetik asit tarafından yakalanarak 6C li sitrik asit oluşmasıyla başlar.
        • Sitrik asit kademeli olarak karbonlarını uzaklaştırarak tekrar oksala asitik asiti oluşturur.

         

        ETS (Okitude fosforlasyon) Son oksidasyon :

        • Elde edilen enerjice zengin hidrojenlerin enerjileri ETS de alındıktan sonra aksijenle birleştirilir.

        ETS de 1 NADH2 = 3 ATP

                     1 FADH2 = 2 ATP

         

        FOTOSENTEZ

        • Klorofilli canlıların ışık enerjisiyle H2O ile CO2 birleştirilerek glikoz yapmasıdır.

         

        Işık :

        • Görünen bütün ışıklarda fotosentez olur.
        • Görünmeyen ışıklarda fotosentez olmaz.(a,b,Q,ultra,infrared ışınlarda fotosentez olmaz)
        • Yeşil renkli ışında fotosentez az olur, diğer renklerde fotosentez hızı yüksektir.

         

        KLOROFİL

        • Yeşil renkli fotosentez yapan pigment tir.
        • Prokaryat canlılarında sitoplazmada okaryat canlılarda kloropastandır.
        • Yapısında C,H,O,N,Mg

         

        REAKSİYONLAR :

        • Fotosentez biribirini işleyen iki basamaktan olur.

         

        IŞIKLI DEVRE

        • Yapılan en önemli iş suyun parçalanmasıdır.
        • Reaksiyonlarda 3ATP, 2NADPH2 ve Oksijen üretilir.
        • Klorofile ışık çarpınca elektron kopartır.
        • Elektronlar forradoksin tarafından yakalanır.
        • Elktronlardan 2 şekilde yararlanılır.
        1. Devirli fotofosforlasyon